Pavlus

Pavlus Tarsus’ta doğdu. (Bugün güney Türkiye’de bulunuyor.) İbranice adı Saul idi. Roma vatandaşı olarak doğdu (Elçilerin İşleri 22:28) ama kendisi Yahudiydi. Dindar bir adamdı. Ferisiydi. (Filipililer 3:5-6) Yeruşalim’de saygılı Gamaliel’in Kutsal Kitap öğrencisi oldu. Pavlus Allah’a canla başla hizmet eden biriydi. (Elçilerin İşleri 22:3)

Pavlus’un mesleği çadırcılıktı. (Palatka yapmaktı.) (Elçilerin İşleri 18:3) Rab için misyonerlik yaptığı zaman bile çadırcılığı devam etti. (1.Korintliler 4:12; 2.Selanikliler 3:8)

İstefanos halk tarafından taşlanırken Pavlus taş atanların bagajlarına göz kulak oldu. (Elçilerin İşleri 7:58) Pavlus İstefanos’un öldürülmesine razı gelmişti. (Elçilerin İşleri 8:1)

İstefanos öldürüldükten sonra Pavlus imanlılar topluluğunu yok etmeye çalıştı. Ev ev dolaşıp kadın erkek demeden, imanlıları dışarı sürüklüyor hapishaneye atıyordu. (Elçilerin İşleri 8:3) Onlara karşı ölüm kusuyordu. Başrahibe gitti. Ondan Şam kasabasındaki toplantı yerlerine mektuplar yazmasını istedi. İsa’ya iman eden kimi bulursa tutuklayıp Yeruşalim’e getirecekti. (Elçilerin İşleri 9:1-2)

Ama Pavlus Şam’a giderken Rab İsa onunla görüştü. İsa onu kör etti. Pavlus’un yol arkadaşları onu kasabaya götürdü. Orada Rab, İsa öğrencisi olan Hananya’yı gönderdi Pavlus’un gözlerini açsın ve Pavlus’u İsa’nın hizmetçisi olmak için çağırsın. (Elçilerin İşleri 9:1-19) Pavlus İsa’ya iman ettiği için Şam’daki Yahudi liderleri Pavlus’u öldürmeye kalktı. Ama imanlılar Pavlus’a yardımcı oldular ve Şam’dan sağ kaçabildi. (Elçilerin İşleri 9:19-25)

Pavlus Yeruşalim’e gitti ama oradaki imanlılar ondan korktuğu için onunla görüşmek istemedi. Fakat Barnaba Pavlus’a yardımcı oldu ve onu elçilerin yanına götürdü. Pavlus Rab’bin adını korkusuzca duyurdu. Grekçe konuşan Yahudilerle konuşup tartışıyordu. Onlar ise onu öldürmeyi planlıyorlardı. İmanlı kardeşler bu durumdan haber alınca, Pavlus’u oradan Tarsus’a gönderdiler. (Elçilerin İşleri 9:26-30) 

Allah Pavlus’u Yahudi olmayan milletlere gönderdi. (Galatyalılar 2:8; 1.Timoteos 2:7) Tabii ki gittiği her yerde ilk önce kendi halkına, yani Yahudilere, müjdeyi duyuruyordu ama amacı İsa’nın adının henüz bilinmediği yerlerde yaymaktı. (Romalılar 15:20) Bunun için Pavlus hep yolculuk yapardı ve gittiği her yerde İsa için konuştu. Yahudi olmayan imanlıların hakları için de çalıştı ki onlar Yahudi dinin, yani yasanın buyrukların, altındaki yükü almasınlar. (Elçilerin İşleri 15) İsa’daki serbestliğimizi gayretle korudu.

Pavlus çok mucize gördü ama çok zorluk da çekti. İman ettikten sonra Rab’bi hiç bırakmadı. İsa’nın çok sadık bir işçisiydi. Hayatın sonu yaklaştığı zaman öğrencisi Timoteos’a yazdı: “Kanım yakında adak şarabı gibi dökülecek. Yüce mücadeleyi sürdürdüm, yarışı bitirdim, inancımızı korudum. Rab zafer tacı bana giydirecek. Hem de sadece bana değil, Onun görkemli gelişini hasretle bekleyen herkese de giydirecek.” (2.Timoteos 4:6-8)

Biz Pavlus’un yaptığı o büyük hizmetin meyveleriyiz. Yahudi olmayanlar oldukları gibi İsa’yı kabul edebilirler. Durum bugün böyle çünkü Pavlus Yahudi olmayan milletlere gitti. Onlara öğretti. Hatta Yeruşalim’den gelen bazı öğrencilerle tartıştı. Pavlus izin vermedi Yahudi imanlılar diğer halklardan imanlılara bazı şartlar koyup Yahudi olmaya zorlasınlar. İsa’ya iman edenler kendi ana dilinde İsa’ya kendi kültürlerine göre tapınabilirler. 

Pavlus bize büyük bir örnektir. İsa’nın adını daha duymaya fırsatı olmamış insanlara ve halklara gidelim. Onlar Rab’be gelsinler ama bizim gibi olmaya zorlamayalım. Onlara Rab’de olan serbestliği öğretelim. Bir gün hayatımızın sonuna gelince Pavlus gibi inancımızı korumuş Rab için hizmetimizi iyi yaptığımıza biz da emin olarak diyebilelim.

1 Comment

Yorum bırakın