Ne zamana kadar, ey Rab, beni tamamen unutacaksın?
Ne zamana kadar benden yüzünü gizleyeceksin?
Ne zamana kadar ruhumda kahır, ve yüreğimde, her gün keder olacak?
Ne zamana kadar düşmanım üstün gelecek?
Gör halimi, ya Rab, benim Allah’ım cevap ver bana !
Gözlerimi aydınlat öyle ki ölüm uykusuna dalmayayım.
Bana karşı gelenler: “Onu yendim!” demesin, ve kösteklendim mi, düşmanlarım beni görüp sevinmesin.
Ben senin sevgine güveniyorum;
Kurtuluşun yüreğimi sevinçle dolduracak.
Rab’bin adına ilahiler söyleyeceğim çünkü bana iyilik yaptı.
Bazen hayatımızda böyle durumlardan geçiyoruz. Dua ediyoruz. Kutsal Kitap’ı okuyoruz. Toplantılara gidiyoruz. Ama Rab uzak duruyor gibi. Rab’bin sesini duyamıyoruz. Kutsal Ruh’un sıcaklığını hissetmiyoruz. Dertlerimizde boğulmuş gibi oluyoruz ve Allah’ı sanki bulamıyoruz. Bu mezmuru yazan bizim gibi aynı durumları yaşadı. Bize böyle durumlar için akıl veriyor, yol gösteriyor bu durumlardan geçerken ne yapmamız gerek.
Ne olursa olsun duygularımıza değil Rab’bin sevgisine ve merhametine lazım güvenelim. Devam edelim dua etmeye. Yaşadıklarımızı, hissettiklerimizi bütün kalbimizle Onun önünde durup Rab’be söyleyelim. Rab’bin bize yol gösterip çıkış yolu versin diye dua edip O’na güvenelim. Kutsal Kitap’ı okumaya devam edelim ve Kutsal Kitap’ta ne yazarsa ona yüz de yüz güvenebiliriz. İlahiler de bize yardımcı oluyor. Ruhumuzu tazeliyorlar ve bize umut veriyorlar. Yavaş yavaş kurtuluş sevincimizi gene bulacağız ve Rab’le dostluğumuz daha derin olacak. Yaşanan her acı ve zorluğa rağmen daha da çok Rab’be yaklaştığını görüyoruz mezmur yazarın.
Rab bizim en iyi dostumuz. Yüreğimizi, yaşadıklarımızı onunla paylaşalım. Rab her zaman bir çıkış sağlar. Rab’bimiz bizi asla unutmaz. Bizi yanıtsız ve yalnız bırakmaz. Rab sevecen ve merhameti bol olan Allah’tır çocuklarına karşı. Seni ve beni asla terk etmez, öksüz bırakmaz.