Melek Meryem’e gözüktüğü zaman herkes gibi tanınmamış bir kişiydi. Evli olmayan bir kız idi. Annesi babası tanınmış kişiler değildiler. Önemli bir kasabada yaşamadılar. Ama Allah Meryem’i seçti.
Zor olsa da Meryem Allah’ın istediğini kabul etti. İnsanlar onu hor görürlerse bile Meryem Allah’a inanacaktı.
Meryem İsa’yla mucize olarak gebe kaldı.
Meryem’in hısımı Elizabet de Allah’a güvendi. Elizabet Meryem onu ziyaret ettiği zaman Meryem’e kuraj verdi. Meryem Allah’ı sevinçle övdü. Onun övgüsü bizim için bir ilahi gibi İncil’de yazıldı. Meryem bize Allah’ın düşkünlerini yükselttirdiğini hatırlatıyor.
Pavlus şöyle dedi: “Kızkardeşler, bir bakın nereden çağrıldınız: insanca bakarsan, sizden çok kişi bilgili değildi, çok kişi kuvvetli değildi, çok kişi soylu değildi. … Ve Allah bu dünyanın aşağıladığı ve hor görülen kişilerini, hani en olmayacak kişileri seçti; öyle ki, sayılan kişileri hiçe indirsin. … Nasıl da yazılmıştır: “Kim övünürse, Allah ile övünsün!”” (1. Korintliler 1:26-30)
Nasıl Allah Meryem’e bir iş verdi, her birimize ayrı ayrı işler veriyor. Meryem gibi Allah’a “Sen bana nasıl dedin, öyle olsun” diyelim. Böylece Allah’ın adına övgü getirelim.